Türkiye'de artan yaşlı nüfus ve kronik hastalıkların yaygınlaşması, erişkin bağışıklama konusunu sağlık gündeminin merkezine taşıyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İftihar Köksal, yaşla birlikte zayıflayan bağışıklık sisteminin enfeksiyonlara karşı savunmasız kaldığını belirterek, erişkin aşılamasının ihmal edilmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulundu.
Toplum Sağlığı İçin Kritik Adım
Prof. Dr. Köksal, 2050 yılına gelindiğinde yaşlı nüfus oranının yüzde 20'yi aşacağını ifade ederek, bu durumun ciddi bir risk grubu oluşturduğuna dikkat çekti. Bağışıklık sistemini zayıflatan obezite, endokrinolojik hastalıklar ve kanser tedavileri gibi faktörlerin, enfeksiyon hastalıklarını gelecekte daha büyük bir problem haline getireceği öngörülüyor. Ayrıca iklim değişikliği nedeniyle artan vektör kaynaklı hastalıkların da toplum sağlığını tehdit ettiği vurgulanıyor.
Aşılar Kanserden de Koruyor
Erişkin aşılarının sadece bulaşıcı hastalıklara karşı değil, kanser türlerine karşı da koruyucu kalkan görevi gördüğü belirtiliyor. Hepatit B aşısının karaciğer kanserini, HPV aşısının ise genital ve nazofarenks kanserlerini önlemede etkili olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, Türkiye'deki grip ve zatürre gibi aşılanma oranlarının yüzde 10'un altında kaldığını, bu rakamların Avrupa ve Amerika'nın oldukça gerisinde olduğunu belirtiyor.
Kalp Sağlığı ve Aşı İlişkisi
Kış aylarında artış gösteren kalp krizi vakalarının, grip ve RSV gibi solunum yolu enfeksiyonlarıyla doğrudan bağlantılı olduğu kanıtlanmış durumda. Prof. Dr. Köksal, risk grubundaki bireylerin aşılanarak bu enfeksiyonlardan korunabileceğini ve dolayısıyla kalp krizi riskini de azaltabileceklerini ifade ediyor. Özellikle tetanoz gibi hatırlatma dozu gerektiren aşıların, yaşlı nüfus arasında ihmal edilmesi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Farkındalık Çağrısı
"Ben yaşlandım, aşıya ihtiyacım yok" düşüncesinin yanlış olduğunu belirten uzmanlar, vatandaşları aile hekimlerine veya hastanelerin aşı polikliniklerine başvurmaya davet ediyor. Gebeliğin son üç ayında yapılan aşıların, anneden geçen antikorlar sayesinde bebekleri de koruduğu hatırlatılıyor. Aşı karşıtlığının toplum sağlığı üzerinde yarattığı risklere dikkat çeken Prof. Dr. Köksal, aşıların bilimsel verilerle kanıtlanmış koruyuculuğunun, bireysel ve toplumsal sağlık için vazgeçilmez olduğunu vurguluyor.