1 - 180 dakikada çekilen 62 þutun sadece 12'si kaleyi buldu. Santrfor eksikliði çok net þekilde ortaya çýktý.
2 - %75 topa sahip olma oraný yakalandý ancak iki mücadelede de katý savunmalar bir türlü aþýlamadý.
3 - Defansif anlamda ezilmedik fakat kritik anlarda yapýlan bireysel hatalar, rakiplerin altýn fýrsat oldu.
24 yýl sonra katýldýðýmýz Dünya Kupasý'nda 'Final' hayali kurarken, 'Hüsran' yaþadýk. Bu kadar özel yeteneklere sahip Bizim Çocuklar'ýn 180 dakikalýk performansý aslýnda sorunun kaliteden çok, organizasyonda olduðunu, teknik ve taktik yetersizliklerden kaynaklandýðýný gözler önüne seriyor. 'Pozitif' gibi görünen istatistiklerin 'Negatif' yönüne bakýldýðýnda oklar Teknik Direktör Vincenzo Montella'yý gösteriyor. Ýþte 'Ýstatiksel analiz'ler sonucunda 'Tarihi hezimetin' 3 önemli nedeni:
Montella'nýn kadrosunda doðal bir golcünün bulunmamasý takýma pahalýya patladý. Opta verilerine göre Türkiye, 2 maçta toplam 62 þut çekti; bunlarýn sadece 12'si kaleyi buldu. Þutlarýn %51.4'ü ceza sahasý dýþýndan atýldý. Hatta çekilen þutlarýn 29 tanesi, kaleye yaklaþýk 22 metre veya daha uzak mesafelerden kalabalýk savunma bloklarýnýn üzerinden denendi. Bu tablo, 1966'dan bu yana Dünya Kupasý tarihinde bir takýmýn gol atamadan iki maçta ulaþtýðý en yüksek þut sayýsý olarak kayýtlara geçti. Geçmiþte bu istatistiðe sahip takýmlarýn en az 3 veya 4 gol atmasý da bu konudaki sýkýntýyý gözler önüne seriyor.
Bizim Çocuklar, disiplinli ve alçak blok savunmalara karþý taktiksel acemiliðin de kurbaný oldu. Hem Avusturalya hem de Paraguay maçlarý neredeyse birbirinin kopyasýydý. Kompakt, derin savunma düzenleri düzenleriyle oyunun bizim hakimiyetimizde olmasýna rakip izin verdi. Türkiye daha çok ceza sahasý dýþýndan þut atmaya zorlandý. Pozisyonlar disiplinli ve organize deðildi, rakip de bunlarý memnuniyetle karþýladý. O yüzden %75 topa sahip olma oranýna raðmen alternatif çözüm üretilemediði için kýsýr bir döngü yaþandý. Kenan ve Arda'ya destek verilmedi.