Fiziksel tehditlere; "yapay zekânın, algoritmaların, sosyal medya üzerinden yapılan psikolojik harekâtın" da eklendiği kaotik bir dünyadayız. 5 Mayıs'ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında gerçekleştirilen Siber Güvenlik Kurulu Toplantısı sonuç bildirgesini, MGK Genel Sekreterliği'nin görev ve yetki alanını belirleyen güncellenmiş kararnamedeki yenilikleri ve Avrupa Birliği'nin "Siber Güvenlik Yasası" taslağındaki sert önlemleri birlikte değerlendirdiğimizde, bertaraf edilmesi gereken çok ciddi risklerle karşı karşıya olduğumuz anlaşılıyor. Öncelikle, "Milli Güvenlik Siyasetine" devletin bekasına dair temel başlıkların yanına "toplumun huzur ve refahını hedef alan tehditleri" de eklemek zorundayız. Meseleyi; "dezenformasyon, dijital enjeksiyonla uyuşturulmuş insanlar ve siber güvenlik" boyutlarıyla masaya yatırdığımızda.. "Ekonomik büyümemizden teknolojik ilerlememize, toplumsal huzurumuzdan kamu düzenine" kadar çok boyutlu ve karmaşık bir denklemle karşılaşıyoruz. "Dijital vatan savunmasının, sınır savunması kadar mühim olduğu" gerçeğiyle yüzleşiyoruz. Unutmayalım ki... "Toplumun sinir uçlarına yönelik algı operasyonlarından seçim ve sandık güvenliğine, enerjiden finansa, sağlıktan savunma sanayiine" varan zincirin tüm halkaları milli güvenlik stratejisinin kırmızı çizgilerini çiziyor.

Dijital Cephe Savunması... hakkında detaylı bilgiler güncellenmektedir.