Türkiye'de çocukların dijital dünyadaki güvenliğini sağlamak amacıyla hazırlanan yeni yönetmelik, 1 Kasım 2026 tarihinde yürürlüğe giriyor. Düzenleme kapsamında, 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulması yasaklanırken, yaş doğrulama sistemleri ve çocuklara özel koruyucu uygulamalar zorunlu hale getiriliyor.
Dijital platformlarda yeni dönem
Yeni yönetmelik, sadece yaş sınırıyla sınırlı kalmayıp 15 yaşını doldurmuş gençler için de yaşa uygun hizmet sunumu ve ebeveyn denetim araçlarının kullanımını şart koşuyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Leyla Çelebi, sosyal medya platformlarının sunduğu sonsuz kaydırma ve kişiselleştirilmiş içerik gibi tasarım özelliklerinin, çocukların platformda kalma süresini doğrudan etkilediğini ifade ediyor.
Beyin gelişimi ve sosyal medya
Ergenlik döneminde beynin karar verme ve dürtü kontrolüyle ilgili bölümlerinin henüz gelişim aşamasında olduğunu belirten Dr. Çelebi, sosyal medyanın beynin ödül sistemini tetiklediğine dikkat çekiyor. Dopaminerjik süreçlerin, çocukların sosyal medyada yeni içerik beklentisiyle daha fazla vakit geçirmesine neden olabildiğini belirten uzman, bu durumun kontrolsüz kullanımda okul başarısını ve uyku düzenini olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor.
Ailelere düşen görevler
Uzmanlar, dijital güvenliğin sadece yasal düzenlemelerle sağlanamayacağını, ailelerin de aktif rol alması gerektiğini vurguluyor. Dr. Leyla Çelebi, ailelere şu önerilerde bulunuyor:
- İletişimi güçlendirin: Çocukların dijital dünyada yaşadıkları sorunları yargılanma korkusu olmadan paylaşabilecekleri bir ortam oluşturun.
- Ekransız zamanlar yaratın: Yemek saatleri ve uyku öncesi gibi zaman dilimlerini dijital cihazlardan arındırın.
- Denetim araçlarını kullanın: Güvenli internet filtreleri ve yaşa uygun güvenlik ayarlarından faydalanın.
- Alternatifler sunun: Sanat, spor ve yüz yüze sosyal etkileşimleri destekleyerek çocuğun dijital dışı alanlarda da bağ kurmasını sağlayın.
Çocukların dijital içeriklerle olan ilişkisinin sadece kendi iradeleriyle açıklanamayacağını belirten uzmanlar, platformların sorumluluklarının artırılmasının ve bilimsel temelli denetimlerin kritik öneme sahip olduğunu ifade ediyor.