Ukrayna, Rusya'nın son dönemde yoğunlaştırdığı balistik füze saldırılarına karşı hava savunma sistemlerini güçlendirmekte büyük zorluklar yaşıyor. Özellikle ABD yapımı Patriot önleme füzelerine olan acil ihtiyaç, Washington'daki siyasi belirsizlikler ve küresel stok sıkıntıları nedeniyle karşılanamıyor.
NATO kaynakları, müttefiklerin füzelerin gönderilip gönderilmeyeceği veya ne zaman ulaşacağı konusunda net bir bilgiye sahip olmadığını belirtiyor. ABD'nin aylık yaklaşık 60 ila 65 adet olan üretim kapasitesi, hem Ukrayna'nın ihtiyaçlarını hem de Orta Doğu'daki çatışmalar nedeniyle artan talebi karşılamakta yetersiz kalıyor. Uzmanlar, İran'a karşı yürütülen operasyonların ABD'nin füze stoklarının yaklaşık yarısını tükettiğine dikkat çekiyor.
Siyasi cephede ise Donald Trump'ın, Ukrayna'ya yönelik yardımları bir baskı aracı olarak kullandığı iddia ediliyor. Trump, küresel enerji fiyatlarını etkilediği gerekçesiyle Ukrayna'nın Rusya'daki petrol rafinerilerine yönelik saldırılarını durdurmasını istiyor. Analistler, bu tutumun yaklaşan ara seçimler öncesinde seçmenlere yönelik bir mesaj taşıdığını ve Kiev'i toprak tavizleri içeren bir barış anlaşmasına zorlamayı amaçladığını öne sürüyor.
Avrupa ülkeleri de kendi stoklarından Patriot sistemlerini Ukrayna'ya aktarma konusunda isteksiz davranıyor. Almanya, PAC-2 füzeleri üretmek için lisans almış olsa da, üretim hattının faaliyete geçmesi ve teslimatların başlaması için 2026 sonuna kadar beklemek gerekiyor. Tek bir Patriot füzesinin üretim maliyetinin 4 milyon doları aşması ve üretim sürecinin iki yıl sürmesi, kısa vadeli çözümlerin önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ilave savunma sistemleri için ABD Savunma Bakanlığı'ndan onay beklemeye devam ederken, Rusya'nın saldırı hızı ABD'nin üretim kapasitesini aşmış durumda. Washington'ın Moskova'ya yönelik değişen yaklaşımı ve dondurulmuş Rus varlıklarının kullanımı konusundaki tartışmalı öneriler, Avrupa başkentlerinde de ciddi endişelere yol açıyor.