Türkiye'nin gündeminde yer alan terörsüz bir gelecek hedefi, siyasetin üst düzey isimleri tarafından değerlendirildi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sürecin milli bir devlet politikası olduğunu belirterek önemli mesajlar verdi.
Silahların bırakılması çağrısı
Hüseyin Yayman, terör sorununun çözümünde konuşmanın ve uzlaşmanın önemine dikkat çekerek, sürecin en büyük kazanımının şehit cenazelerinin gelmemesi olduğunu ifade etti. Yayman, Türkiye'nin 21. yüzyılda muasır medeniyetler seviyesine ulaşması için terör meselesinin tamamen çözülmesi gerektiğini vurguladı. Bu süreçte silahların bırakılması ve mağaraların boşaltılması, devletin temel beklentisi olarak öne çıkıyor.
Kasım ayı hedefi ve yasal düzenleme
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise sürecin takvimine ilişkin dikkat çekici bilgiler paylaştı. TBMM'de 467 oyla kabul edilen çerçeve yasanın milli iradenin çözüm azmini yansıttığını belirten Yıldız, sürecin Kasım ayı sonuna kadar sonuçlanmasının beklendiğini açıkladı. Yıldız, yaklaşık 2 bin 800 kişinin yasadan yararlanabileceğini, ancak 1984'ten bu yana örgütün üst düzey yönetiminde yer alan yaklaşık 230 kişinin bu kapsamın dışında tutulacağını belirtti.
Kırmızı çizgiler vurgusu
Süreç boyunca yapılan 21 toplantıda anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilemezliğinin altı kalın çizgilerle çizildi. Feti Yıldız, bu maddelerin tartışmaya dahi açılamayacağını ifade ederek, sürecin anayasal sınırlar içerisinde yürütüldüğünü yineledi. Toplantılarda şehit aileleri, gaziler, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinin alındığı, sürecin şeffaf bir şekilde ilerlediği kaydedildi.
Siyasetçiler, Türkiye'nin birlik ve beraberliğinin korunmasının temel öncelik olduğunu, bu sürecin nakış gibi işlenerek hata payının en aza indirildiğini belirtti. Terörün tarihin karanlık sayfalarına gönderilmesi hedefiyle atılan adımların, toplumsal barışı güçlendirmesi amaçlanıyor.