Çanakkale'nin Çan ilçesine bağlı Bahadırlı köyü sınırları içerisinde yer alan İnkaya Mağarası'nda, bölgenin tarihini aydınlatacak 2026 yılı kazı çalışmaları resmen başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın destekleriyle yürütülen çalışmalar, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nden Prof. Dr. İsmail Özer başkanlığındaki 25 kişilik uzman bir ekip tarafından gerçekleştiriliyor. Geleceğe Miras Projesi kapsamında sürdürülen bu kazılar, mağaranın Paleolitik Çağ'daki önemini ortaya koymayı hedefliyor.
Mağarada 86 Bin Yıllık Yaşam İzleri
İnkaya Mağarası, jeolojik yapısı ve çevresindeki çakmaktaşı kaynakları sayesinde tarih öncesi dönemlerde insanlar için stratejik bir yerleşim alanı oluşturmuştur. Yapılan bilimsel tarihlendirme çalışmaları, mağaradaki insan kullanımının 86 bin yıl öncesine kadar uzandığını kanıtlıyor. Paleolitik Çağ insanlarının uzun süre kesintisiz yaşadığı tahmin edilen mağarada, bu yılki çalışmalar özellikle batı bölümündeki atölye alanına odaklanıyor. 3,5 metreyi aşan dolgu tabakasına sahip bu bölgede, mağara sakinlerinin üretim faaliyetlerini gerçekleştirdikleri düşünülüyor.
Binlerce Yontma Taş Bulundu
Dokuz yıldır devam eden kazı sezonlarında, bölgeden 35 bine yakın yontma taş eser çıkarıldı. Bu buluntular arasında çakmaktaşı ve bazalttan üretilmiş kazıyıcılar, dilgiler, uçlar ve çeşitli kesici aletler yer alıyor. Uzmanlar, bu yılki kazılarda mağaranın bozulmamış katmanlarına ulaşmayı ve gelecekte insan iskelet kalıntılarına rastlayarak dönem insanlarının beslenme alışkanlıkları ile yaşam tarzlarını daha detaylı analiz etmeyi amaçlıyor.
Kazı çalışmaları sadece bilimsel araştırmalarla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda alanın çevre düzenlemesi ve ziyaretçiler için bilgilendirme panolarının yerleştirilmesi gibi faaliyetler de planlanıyor. Çalışmalar, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yanı sıra Ankara Üniversitesi, Çanakkale Valiliği ve özel sektör temsilcilerinin maddi katkılarıyla destekleniyor. Mağaranın batı girişindeki atık toprakların temizlenmesiyle birlikte, bölgenin turizme kazandırılması ve tarihsel değerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor.